| Haberler | ||
"HERKES AKLI SELİMLE HAREKET ETMELİ"
|
|
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 1 Mayıs ile ilgili olarak
"aklı selim" çağrısı yaptı.
"Trafikte Dikkat 10 Bin Hayat" projesinin tanıtım toplantısının ardından verilen kokteylde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, 1 Mayıs ile ilgili tartışmalar hatırlatılarak,
"Buna ilişkin bir mesajınız var mı" sorusu üzerine, "Bu bir bayram... Bunu problemsiz geçirmek lazım. Geçmişte maalesef bazı şeyler olduğu için herkesin kaygısı oluyor haklı olarak. O bakımdan herkes aklı selimle hareket etmeli burada. Kanunlar ve kurallara hepimizin uyması gerekir" diye konuştu.
Emek ve Dayanışma Günü ilan ettiklerini hatırlatarak, bu günün huzur içinde kutlanmasını arzu ettiklerini söyledi. Atalay, yarın konuyla ilgili bir açıklama yapacaklarını da kaydetti. |
![]() |
"LÜTFEN OYUNA GELMEYİN"
|
|
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs
öncesinde, "İllegal örgütlerin tahriklerine, provokasyonlarına,
kanunsuz eylemlerine karşı herkesi uyarıyoruz. Lütfen oyuna gelmeyin,
istismarlara izin vermeyin. Lütfen bugünü yasaların belirlediği
yerlerde kardeşlik ve dostluk içinde kutlayın, kutlayalım" çağrısında
bulundu.
|
![]() |
BİNGÖL'DE ÇATIŞMA:1 ŞEHİT
|
|
Bingöl'ün Genç ilçesinde teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 1 asker şehit oldu, 2 asker ile 3 korucu yaralandı. Çatışmada 2 terörist etkisiz hale getirildi.
|
![]() |
DEMİRTAŞ ASKERE ALINDI
|
|
|
![]() |
|
|
![]() |

FOTOĞRAFTA ONUR GECEMİZ
ANKARA - Türkiye Foto Muhabirleri Derneğinin (TFMD) düzenlediği ''Fotoğraflarla Türk Basını 2007'' yarışmasının ödülleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın da katıldığı törenle sahiplerini buldu.
AA foto muhabirlerinin 13 ödül kazandığı gecede, "Birlikte Yaşamak" isimli fotoğrafıyla yılın basın fotoğrafı ödülüne layık görülen AA foto muhabiri Berk Özkan'a ödülünü Orgeneral Büyükanıt verdi.
Sheraton Oteli'nde düzenlenen ödül törenine, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın yanı sıra Devlet Bakanları Murat Başesgioğlu ve Kürşad Tüzmen, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi, ATO Başkanı Sinan Aygün, Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, bazı milletvekilleri, çok sayıda gazeteci ve davetliler katıldı.
| Haberin ayrıntıları >>> |
| Foto Galeri: Ödül töreni |
| Foto Galeri: Ödül alan fotoğraflar |


EMRE AKÖZ Davanın tek iyi yanı
Geçen sene, Birey Yayınları, 28 Şubat (1997) darbesinin 10'uncu yılı vesilesiyle bir derleme yayınlamıştı: "28 Şubat: Postmodern Bir Darbenin Sosyal ve Siyasal Analizi."
O kitaba yazdığım makalenin başlığı şuydu: 28 Şubat Darbesinin Tek 'İyi' Yanı.
28 Şubat darbecileri, hükümeti devirdi. Refah Partisi kapatıldı.
Necmettin Erbakan, AB karşıtı, ekonomide devletçi, kültür alanında ise dayatma yanlısı bir İslamcıydı .
' Milli Görüş'ün ulusalcılıktan farkı, dindir. Deniz Baykal'a dini ekleyin, karşınıza Erbakan çıkar. Erbakan'daki dinci boyutu kaldırın, geriye bir Kemalist kalır.
28 Şubat darbecilerinin, 'farkında olmadan' yaptığı tek iyi şey... RP'deki 'serbest piyasacı' ve 'AB yanlısı' genç kadronun önünü açmak oldu.
Anadolu sermayesini temsil eden bu kadro 2002'de hükümet oldu.
AKP'ye 22 Temmuz 2007 seçimlerini ezici bir üstünlükle kazandıran olumlu icraatından bahsetmeyeceğim.
Amacım yukarıdaki soruyu tekrar formüle etmek: " Bu kapatma davasının iyi yanı nedir? "
Ama önce biraz tarih... Atatürk, 1937'de başbakanlığı Celal Bayar'a verirken şöyle demişti: " Ordu komutanlarını ben atarım. Vali atamalarını da ben yaparım. Gerisi sana kalmış... "
İşte iki başlı 'siyasi yapı' bu... Bir yanda: Halkın oyuyla hükümete gelen siyasetçiler ki onların işi ekonomiyle uğraşmaktır... Öte yanda: Devlet alanında konumlanıp 'yüksek siyasetle' (?) uğraşan bürokratik elit...
İki grubu ayıran hudut da laikliktir . Bürokratik elit, alttan gelerek, maddi ve manevi çıkarlarını tehdit edenlerin önünü laiklik ilkesini bir öyle, bir böyle yorumlayarak keser.
Aynı şeyi sık sık yapabilmesinin sırrı şudur: Halkın büyük çoğunluğu Müslüman'dır. Geleneksel kültür din ile yoğrulmuştur. Kitle partisi oluşturmak isteyen hemen her politikacı; dini temalara başvurmak, kendini o terimlerle anlatmak zorundadır.
Ancak politikacı dinden söz ettiği anda... " Dini siyasete alet ediyor " yaygarası ile karşılaşır: Aynı Menderes'in, Demirel'in, Özal'ın başına geldiği gibi...
İki siyasetçi hariç: 1973'teki Ecevit dine ağırlık vermeden kitleselleşti; çünkü dönem uygundu. Erbakan ise zaten hep 'dinci' oldu.
Bizdeki sistemin diğer kırılgan noktası Kürtlerdir . Kürt vatandaşların en sıradan, en normal talepleri dahi " bölücülük " olarak adlandırılmıştır.
Kürtlerin demokratik taleplerini dile getireceği partiler kapatılmıştır.
Şimdi tekrar AKP'ye dönebiliriz...
AKP ekonomideki başarısıyla gelen devasa oy oranına dayanarak "özgürlükçü siyaseti " boşladı.
Mesela ... 301'i uykuya yatırdı... Anayasa'da ve Siyasi Partiler Kanunu'nda gerekli değişiklikleri yapmadı... AB sürecini yavaşlattı... Alevi açılımını kısa keserek, " Canım, zaten bunlar Sünni partisi " dedirtti... Van savcısı Ferhat Sarıkaya'yı yalnız bıraktı... DTP'ye kapatma davası açıldığında sessiz kaldı.... Hrant Dink davasını daha fazla zorlamadı...
Misalleri çoğaltabiliriz.
Sonucu hep birlikte görüyoruz: Antidemokratik güçler atağa geçti.
Özetle: Türkiye'nin hukuk devleti olamadığını apaçık gösteren bu 'siyasi' davanın tek olumlu yanı, AKP'yi kendine getirmesi olacak. Tekrar demokrasinin ipine sarılacak. Kendini kuyudan yukarı çekerken, hakkı yenilen diğerlerini de beraberinde sürükleyecek.
Yapmazsa, boğarlar








download 200 MB oldu
"HERKES AKLI SELİMLE HAREKET ETMELİ"
ANKARA -

ANKARA
-
BİNGÖL/ELAZIĞ -
SAFRANBOLU -
Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince tahliye edilen DTP
Genel Başkanı Nurettin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu 5 kişi,
Karabük'ün Safranbolu ilçesindeki 125. Jandarma Er Eğitim Alay
Komutanlığına getirildi.
ADANA - Dilek Akın
- Maliye memurları, takip ettikleri dosyadaki kamu borçlusunu
bulamadıklarında, kendi ceplerinden karşıladıkları "1 YTL'lik" sembolik
tahsilatla kamu alacaklarının 5 yıllık zaman aşımına uğramasının önüne
geçiyorlar.