Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
cumhurreisi ayed hadis en birinci bila kayd u şard kagıt 50 kurus sabim 184 alolambadan vazo bırakın da çalışalım analar günü duelist filmiEMRE AKÖZ Davanın tek iyi yanı Geçen sene, Birey Yayınları, 28 Şubat (1997) darbesinin 10'uncu yılı vesilesiyle bir derleme yayınlamıştı: "28 Şubat: Postmodern Bir Darbenin Sosyal ve Siyasal Analizi." O kitaba yazdığım makalenin başlığı şuydu: 28 Şubat Darbesinin Tek 'İyi' Yanı. 28 Şubat darbecileri, hükümeti devirdi. Refah Partisi kapatıldı. Necmettin Erbakan, AB karşıtı, ekonomide devletçi, kültür alanında ise dayatma yanlısı bir İslamcıydı . ' Milli Görüş'ün ulusalcılıktan farkı, dindir. Deniz Baykal'a dini ekleyin, karşınıza Erbakan çıkar. Erbakan'daki dinci boyutu kaldırın, geriye bir Kemalist kalır. 28 Şubat darbecilerinin, 'farkında olmadan' yaptığı tek iyi şey... RP'deki 'serbest piyasacı' ve 'AB yanlısı' genç kadronun önünü açmak oldu. Anadolu sermayesini temsil eden bu kadro 2002'de hükümet oldu. AKP'ye 22 Temmuz 2007 seçimlerini ezici bir üstünlükle kazandıran olumlu icraatından bahsetmeyeceğim. Amacım yukarıdaki soruyu tekrar formüle etmek: " Bu kapatma davasının iyi yanı nedir? " Ama önce biraz tarih... Atatürk, 1937'de başbakanlığı Celal Bayar'a verirken şöyle demişti: " Ordu komutanlarını ben atarım. Vali atamalarını da ben yaparım. Gerisi sana kalmış... " İşte iki başlı 'siyasi yapı' bu... Bir yanda: Halkın oyuyla hükümete gelen siyasetçiler ki onların işi ekonomiyle uğraşmaktır... Öte yanda: Devlet alanında konumlanıp 'yüksek siyasetle' (?) uğraşan bürokratik elit... İki grubu ayıran hudut da laikliktir . Bürokratik elit, alttan gelerek, maddi ve manevi çıkarlarını tehdit edenlerin önünü laiklik ilkesini bir öyle, bir böyle yorumlayarak keser. Aynı şeyi sık sık yapabilmesinin sırrı şudur: Halkın büyük çoğunluğu Müslüman'dır. Geleneksel kültür din ile yoğrulmuştur. Kitle partisi oluşturmak isteyen hemen her politikacı; dini temalara başvurmak, kendini o terimlerle anlatmak zorundadır. Ancak politikacı dinden söz ettiği anda... " Dini siyasete alet ediyor " yaygarası ile karşılaşır: Aynı Menderes'in, Demirel'in, Özal'ın başına geldiği gibi... İki siyasetçi hariç: 1973'teki Ecevit dine ağırlık vermeden kitleselleşti; çünkü dönem uygundu. Erbakan ise zaten hep 'dinci' oldu. Bizdeki sistemin diğer kırılgan noktası Kürtlerdir . Kürt vatandaşların en sıradan, en normal talepleri dahi " bölücülük " olarak adlandırılmıştır. Kürtlerin demokratik taleplerini dile getireceği partiler kapatılmıştır. Şimdi tekrar AKP'ye dönebiliriz... AKP ekonomideki başarısıyla gelen devasa oy oranına dayanarak "özgürlükçü siyaseti " boşladı. Mesela ... 301'i uykuya yatırdı... Anayasa'da ve Siyasi Partiler Kanunu'nda gerekli değişiklikleri yapmadı... AB sürecini yavaşlattı... Alevi açılımını kısa keserek, " Canım, zaten bunlar Sünni partisi " dedirtti... Van savcısı Ferhat Sarıkaya'yı yalnız bıraktı... DTP'ye kapatma davası açıldığında sessiz kaldı.... Hrant Dink davasını daha fazla zorlamadı... Misalleri çoğaltabiliriz. Sonucu hep birlikte görüyoruz: Antidemokratik güçler atağa geçti. Özetle: Türkiye'nin hukuk devleti olamadığını apaçık gösteren bu 'siyasi' davanın tek olumlu yanı, AKP'yi kendine getirmesi olacak. Tekrar demokrasinin ipine sarılacak. Kendini kuyudan yukarı çekerken, hakkı yenilen diğerlerini de beraberinde sürükleyecek. Yapmazsa, boğarlarezberbozan okuryazarTRT LOGO ginseng çicek Glitter Photos
karar millendirlee young ae duelist filmFree Image Hosting - Photolava.com Free Image Hosting - Photolava.compeygamberimizin doğduğu evsalıncakta ata sosyalguvenligi tam turkeyTRT LOGOsirinler Srebrenica_Inferno.mp3 BİR (  1  )    İHRACAAT DOLARINDAN
SAĞLANAN TOPLAM GELİR
3 tane "cumhurbaşkanı gül" etiketli yazı bulundu "cumhurbaşkanı gül" tagli diger ogeler resimler , videolar
 
May
19
    
EZBERBOZAN RekLam
download 200 MB oldu
EZBERBOZAN RekLam
www.blogmedya.deriz.biz http://ssorulmayansorular.bloggum.com sıksorulmayansorular sorar ya siz ayrılmayın böyle ayrılık olmaz

 

Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Gül, deftere

"Türk gençliğine emanet ettiğiniz demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti ilelebet var olacaktır.

Varlığımızın ve yarınlarımızın teminatı Türk gençliği bu konudaki sorumluluklarının idraki içinde inançla ve şevkle çalışmaktadır"

diye yazdı.

Resim

ANITKABİR'DE DEVLET TÖRENİ YAPILDI

ANKARA -

19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, tüm yurtta, dış temsilciliklerde ve KKTC'de törenlerle kutlanıyor.


Kutlamalar kapsamında Ankara'da ilk tören, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün başkanlığındaki devlet erkanının Anıtkabir'i ziyaretiyle başladı.


Anıtkabir'deki törene, Gül'ün yanı sıra TBMM başkanı Köksal Toptan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar

Büyükanıt, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bakanlar kurulu üyeleri ve diğer devlet erkanı katıldı.


ResimBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gözünde beliren bir sağlık sorunu sebebiyle katılamadığı törende, Erdoğan'ı, Devlet Bakanı

ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek temsil etti.


Törene katılanlar Aslanlı Yol'dan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine geldiler.

Cumhurbaşkanı Gül, Atatürk'ün mozolesine kırmızı ve beyaz karanfillerle süslü, üzerinde

''Cumhurbaşkanı''

yazan çelengi bıraktı.

Devlet erkanı daha sonra saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı okundu.


Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Gül, deftere

"Türk gençliğine emanet ettiğiniz demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti ilelebet var olacaktır.

Varlığımızın ve yarınlarımızın teminatı Türk gençliği bu konudaki sorumluluklarının idraki içinde inançla ve şevkle çalışmaktadır"

diye yazdı.

 

EkleBunu RSS Ekle Butonu EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


 
May
14
    
EZBERBOZAN RekLam
download 200 MB oldu
EZBERBOZAN RekLam
www.blogmedya.deriz.biz http://ssorulmayansorular.bloggum.com sıksorulmayansorular sorar ya siz ayrılmayın böyle ayrılık olmaz

 

Cumhurbaşkanı Gül, Kraliçe Elizabeth onuruna yemek verdi   
 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Birleşik Krallık'ın, Türkiye'nin AB üyeliğine doğru yürüyüşünde en sadık destekçilerinden olageldiğini belirterek, 'Bu tereddütsüz ve daimi desteğinize müteşekkiriz. Bu desteğinizin katılım sürecindeki ilerleyişimizde süreceğinden eminiz' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, resmi ziyaret için Ankara'da bulunan İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth onuruna Çankaya Köşkünde akşam yemeği verdi.

Yemekteki konuşmasına, 'Türk milleti adına, en içten dileklerimle sizlere 'Türkiye'ye hoş geldiniz' demek istiyorum' sözleriyle başlayan

Gül, 'Majesteleri'nin Türkiye'ye bugün gerçekleştirdikleri bu ikinci Devlet Ziyareti, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki güçlü ilişkilerin harikulade bir göstergesi olup, stratejik ortaklığımızı daha da geliştirecek bir özellik taşımaktadır' diye konuştu.

Gül, sözlerine şöyle devam etti:

'1957 yılında ifade etmiş olduğunuz şu hususlar, dünyanın her yerinde pek çok lidere hala ilham kaynağı teşkil etmektedir:

'Size savaş meydanlarında önderlik yapamam. Kanunları ben koymuyorum ve adaletin yerini bulmasını ben temin etmiyorum. Ama yapabileceğim başka bir şey var: Size yüreğimi ve bu yaşlı adalara ve uluslar kardeşliğimizin tüm halklarına olan sadakatimi verebilirim'

Gerçekten de Majesteleri'nin yarım yüzyılı aşan hükümranlığı boyunca, Britanya ulusuyla özdeşleştiğini ve gündelik politikaları ve değişen zamanı aşarak, milli birliğin ve onurun odak noktası olduğunu büyük bir hayranlıkla görmekteyiz'

'İLİŞKİLERİMİZ YÜZYILLAR BOYUNCA AVRUPA'DAKİ OLAYLARIN AKIŞINI BELİRLEDİ'
Türkiye ve Birleşik Krallık halklarının tarihlerinin ayrılmaz bir biçimde iç içe geçtiğine işaret eden Gül, 'zaman zaman ordularımız karşı karşıya gelmişlerdir. Fakat aynı zamanda, evlatlarımız sayısız defalar ortak düşmanlara karşı cesaret ve azimle omuz omuza da yürümüşler, hayatlarını feda etmişlerdir. Ancak daha da önemli olan nokta şudur: Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler yüzyıllar boyunca Avrupa'daki olayların akışını belirlemiştir' diye konuştu.

Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, iki ülkenin ortak geçmişi üzerinde mükemmel bir dostluk inşa etmek ve bunu geliştirmek cesaret ve bilgeliğini gösterdiğini kaydeden Gül, şunları söyledi:

'Bu vesileyle, Atatürk'ün, bugün hala Türk dış politikasının ruhunu teşkil eden ve evrensel değer taşıyan şu sözlerini aktarmak istiyorum:

'Bugün bütün dünya milletleri aşağı yukarı akraba olmuşlardır ve olmakla meşguldürler. Bu itibarla insan, mensup olduğu milletin varlığını ve saadetini düşündüğü kadar, bütün cihan milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin saadetine ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin saadetine hâdim olmaya elinden geldiği kadar çalışmalıdır. Bütün akil adamlar takdir ederler ki, bu vadide çalışmakla hiçbir şey kaybedilmez. Çünkü dünya milletlerinin saadetine çalışmak, diğer bir yolda kendi huzur ve saadetini temine çalışmak demektir. Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan mahrumdur''

'AVRUPA'DA ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİNİN SAVUNULMASINDA SİPER OLDUK'
Bu anlayışla, yıllar boyunca birçok ortak noktada buluştuklarını ifade eden Gül, müttefikler olarak Avrupa'da özgürlük ve demokrasinin savunulmasında siper olduklarını, Avrupa'daki gelişmelerin akışına yön vermekte ve harekete geçmekte ne sorumluluklarını hafife aldıklarını, ne de fırsatlara seyirci kaldıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül, bugün, Türk ve Britanya halklarının birçok benzerliklere sahip olduğuna dikkati çekerek, her iki ulusun da geçmişiyle, öz değerleri ve ulusal kimlikleriyle gurur duyduğunu söyledi.

Gül, 'Bununla beraber, bugün bizi birbirimize bağlayan unsurlar sadece şanlı geçmişimiz, ya da üzerine titrediğimiz ortak değerlerimiz değildir. Aynı zamanda, Avrupa'nın ortak sorumlulukla şekillendirmekte olduğumuz geleceği de bizleri birbirimize bağlamaktadır' diye konuştu.

Bu geleceğin küresel çapta daha güçlü bir istikrar ve refahın, daha demokratik bir anlayışın, özgürlük ve barışın hakim olması vizyonuna dayandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:

'Türkiye'nin AB üyeliğine doğru yürüyüşünde Birleşik Krallık en sadık destekçilerimizden olagelmiştir. Bu tereddütsüz ve daimi desteğinize müteşekkiriz. Bu desteğinizin katılım sürecindeki ilerleyişimizde süreceğinden eminiz.

Majesteleri ve Alteslerinin ülkemize gerçekleştirmekte olduğu bu ikinci Devlet Ziyaretinden duyduğum büyük memnuniyeti tekrarlıyor, ziyaretin en mükemmel şekilde geçmesini temenni ediyorum'

Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasını, 'Sayın Konuklar, şimdi, sizleri, kadehlerinizi Majeste Kraliçe ve Altes Edinburgh Dükü şerefine ve halklarımızın dostluğu ve ortak değerlerimiz için kaldırmaya davet ediyorum' sözleriyle noktaladı.

YEMEKTEN NOTLAR
Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile Kraliçe Elizabeth ile eşi Edinburg Dükü Prens Philip, yenilenmiş Atatürk portresinin altında konukları karşıladı.

Kraliçe Elizabeth, tacıyla birlikte, yeşil yapraklı kırmızı üzüm motifli beyaz bir elbise, beyaz eldivenler, gümüş rengi çanta ve aynı renk ayakkabıyla katılırken, eşi Prens Philip'in de, 2. Dünya Savaşı sırasında donanmadaki hizmetinden dolayı kazandığı nişanların da olduğu madalyayı taktığı gözlendi.

Cumhurbaşkanı Gül ise yemekte gri papyonlu siyah takım elbise giyerken, eşi Hayrünnisa Gül, pembe ve gümüş renkli kıyafeti ile aynı renkteki ayakkabı ve çantasıyla yemeğe katıldı.

Cumhurbaşkanı Gül, Kraliçe Elizabeth tarafından kendisine takdim edilen, İngiltere'nin en önemli nişanlarından biri olan 'Knight Grand Cross of the Order of the Bath' (GCB) nişanını ceketine takarken, Kraliçe Elizabeth de, elbisesine, Cumhurbaşkanı Gül tarafından kendisine verilen devlet nişanını taktı.

Yemeğe, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve eşi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ve eşi, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve eşi, Ankara Valisi Kemal Önal, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, yabancı misyon ve medya temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

Yaklaşık 250 davetlinin katıldığı yemekte Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası ve Can Atilla konser verdi.

Yemekte konuklara, zeytinyağlı enginar dolması, peynirli su böreği, kuzu tandır, perde pilavı ve patlıcana sarılı beğendi, mevsim salatası, meyveli gül baklavası ve Türk kahvesi ikram edildi.

'TÜRKİYE, DOĞU İLE BATI ARASINDA BİR KÖPRÜ HALİNE GELDİ'

İngiltere Kraliçesi II.Elizabeth, Türkiye'nin, gerek AB, gerekse tüm dünya için son derece kritik bir zamanda Doğu ile Batı arasında eşsiz bir köprü haline geldiğini söyledi.

Kraliçe Elizabeth, yemekte yaptığı konuşmasına, 'nazik sözleriniz ve bugünkü cömert karşılamanız için çok teşekkürler. Ben ve Prens Philip, 36 yıldan uzun bir süre önce yapmış olduğumuz ve güzel hatıralarını halen taşıdığımız son ziyaretimizin ardından tekrar Türkiye'de olmaktan büyük bir memnuniyet duymaktayız' sözleriyle başladı.

Türkiye'yi 1971 yılındaki ziyareti sırasında, Mustafa Kemal Atatürk'ün zengin ve köklü geleneklere sahip bu ülkeyi çağdaş, aydınlanmış ve demokratik bir devlet yapma yolunda göstermiş olduğu muazzam başarıya tanık olduğunu belirten Kraliçe Elizabeth, 'Bugünkü, kendine güvenen, dinamik demokrasi haline gelebilmek için Türkiye'nin atmayı sürdüreceği büyük adımlar, o zamanlardan hayal bile edilemezdi. İçinde bulunduğumuz bu yeni yüzyılda, ülkelerimiz arasındaki bağların her zamankinden daha da güçlü olmasını kutlayabiliriz' diye konuştu.

Kraliçe Elizabeth, bu ulusun bulunduğu coğrafyanın, tarih boyunca, sadece kendi halklarına ait tarihin büyük bir kısmını belirlemekle kalmadığını, aynı zamanda dünya üzerinde de güçlü bir etkiye sahip olduğunu söyledi.

Antik Truva gibi klasik medeniyetlere ve bilinen en eski insan yerleşimlerine ev sahipliği yapmanın da ötesinde, bu ülkenin, gerek İslamiyet, gerekse Hristiyanlık açısından da kilit bir konuma sahip olduğunu belirten Kraliçe Elizabeth, sözlerine şöyle devam etti:

'En güçlü olduğu dönemde, başkenti İstanbul ile Osmanlı İmparatorluğunun sınırları, Viyana'nın kapılarından Kuzey Afrika'ya kadar uzanıyordu. İki kıtaya yayılmış bu ülkenin stratejik konumu, bir çoklarını, aralarında geçtiğimiz günlerde Gelibolu Yarımadasında törenlerle anılan cephelerin de bulunduğu, Birinci Dünya Savaşının en kanlı çarpışmalarının içine sürüklemişti. Ve Atatürk, bu savaşın kalıntılarından, bu çağdaş ulusun atası olmakla kalmayıp, o çok ünlü beyanını yaparak, denizaşırı ülkelerden bu topraklara gelip, burada yaşamlarını yitirenlerin artık

Türkiye'nin birer evladı olduğunu ilan etmişti. İşte, o duyarlılık, Birleşik Krallık'ın çok büyük bir değer atfettiği Türkiye ile ilişkilerinde bugün bile yankılanmaktadır'

'BİZLER İÇİN TÜRKİYE SON DERECE ÖNEMLİ'
Kendileri için Türkiye'nin, her zaman olduğu gibi bugün de son derece önemli olduğunu ifade eden Kraliçe Elizabeth, 'Yurt içinde, AB üyelik olasılığı şimdiden ülke vatandaşlarının hayatını iyileştiren değişimlere ilham kaynağı olmayı başardı. Yurt dışında ise gerek AB için, gerekse tüm dünya için son derece kritik bir zamanda Türkiye, Doğu ile Batı arasında eşsiz bir köprü haline geldi' diye konuştu.

Kraliçe Elizabeth, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'a hitaben, Medeniyetler İttifakı inisiyatifi aracılığıyla duyurdukları sesin bir ılımlılık ve uzlaşı çağrısı olduğunu kaydederek, 'Dünyanın en sorunlu bölgelerinden bazılarında, barışın teşviki, siyasi istikrar ve ekonomik kalkınma için kilit bir rol oynamaktasınız. Ve, Afganistan'da ülkelerimiz, bu sıkıntılı ülkede yürütülen NATO görevinin ortaklarındandır' dedi.

Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki bu ortaklığın, ister enerji temininde güvenliğin sağlanması olsun, ister uyuşturucu veya insan kaçakçılığıyla mücadelede olsun, birçok farklı alanda ve şekilde kendisini gösterdiğini kaydeden Kraliçe Elizabeth, tüm bu nedenlerden ötürü, geçen yıl iki ülke başbakanlarının imzaladığı stratejik ortaklık anlaşmasından da anlaşılacağı üzere, Birleşik Krallık'ın, Türkiye ile ilişkilerine azami önem atfettiğini belirtti.

Kraliçe Elizabeth, aralarındaki bağların normal vatandaşlara sağladığı faydaların da her geçen gün arttığını kaydederek, her iki ülkede de binlerce işin, iki ülke arasındaki ticarete dayandığını, Türkiye'ye her yıl iki milyon Britanyalı turistin geldiğini, binlerce Britanyalının Türkiye'yi evi olarak benimsediğini ve okumak için Birleşik Krallık'a gelen Türk öğrencilerin sayısının da her geçen gün memnuniyet verici bir şekilde arttığını bildirdi.

Kendisi ve eşi Prens Philip'in, önümüzdeki günlerde bu işbirliğinin güzel yansımalarını göreceklerini ve unutulmaz olacağından emin olduğu bu ziyareti büyük bir heyecanla beklediklerini ifade eden Kraliçe Elizabeth, konuşmasını, 'Bu yüzden, büyük bir memnuniyetle, konuklarımızı ayağa kalkarak kadeh kaldırmaya davet ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı ve Halkına...' sözleriyle noktaladı.

 



13.05.2008 23:07:00
 

 

EkleBunu RSS Ekle Butonu EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


 
Mar
22
    
okuryazarhay | 22 Mart 2008 12:02 | 0 fav | etiket: ,  
EZBERBOZAN RekLam
download 200 MB oldu
EZBERBOZAN RekLam
www.blogmedya.deriz.biz http://ssorulmayansorular.bloggum.com sıksorulmayansorular sorar ya siz ayrılmayın böyle ayrılık olmaz

 

 

Türkiye  
 UZMAN KOMANDOLUĞA REKOR BAŞVURU

Resim ANKARA - Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ''piyade komando uzman erbaş'' olmak için 25 bin 84 kişi başvurdu.
Türk Kara Kuvvetleri, geçen yıl istihdam ettiği bin 540 piyade komando uzman erbaşın ardından bu yıl da 3 bin 18 uzman erbaş alacak.
Komutanlığın Ocak ayında yaptığı duyurunun ardından, 25 bin 84 kişi uzman komando olmak için başvuruda bulundu. Komando adayları, ''www.kkk.tsk.mil.tr'' internet adresinden tebliğ niteliğinde yayınlanan sınav merkezlerinde 30 Mart Pazar günü yazılı sınava alınacak.
Yazılı sınav Adana, Ankara, Balıkesir, Bolu, Çorlu, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Isparta, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Manisa, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon, Van ve KKTC'DE (Girne) yapılacak. Yazılı sınavda alınan not, 2008 yılında yapılacak temin faaliyetleri için geçerli olacak. Yazılı sınavdan 70 ve daha yukarı puan alan adaylar, ikinci aşama sınavlarına girmeye hak kazanacak.
Adaylar, ikinci aşamada ise ön sağlık kontrolü, fiziki kabiliyet yeterlilik testine girecek. Başarılı olmaları halinde ise mülakat sınavına alınacak. Nisan ayında yapılacak ön sağlık ve fiziki kabiliyet yeterlilik testi ile mülakat sınavı sonucuna göre ihtiyaç duyulması halinde gelecek tarihlerde yeniden sınav yapılabilecek.
Yazılı sınavlarda, genel kültür konularından 50 ve askeri kültür konularından 50 olmak üzere toplam 100 soru sorulacak. Ön sağlık kontrolü ile Fiziki Kabiliyet Yeterlilik Testi sınavlarına girmeye hak kazanacak adaylara 4 Nisan 2008'de yine Komutanlığın internet adresi üzerinden duyuru yapılacak.

 CUMHURBAŞKANI GÜL, 4 KANUNU ONAYLADI

Resim ANKARA  - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aralarında nüfusu 2 binin altına düşen 862 belde belediyesi ile 283 ilk kademe belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılması ve 43 yeni ilçe kurulmasını öngören kanunla, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının, gümrük kapıları dışında; mektupla, elektronik ortamda veya yaşadıkları ülkelerde oy kullanabilmesine imkan tanıyan kanunun da bulunduğu 4 kanunu onayladı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül'ün onayladığı 5747 sayılı, ''Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'', 5748 sayılı ''Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'', 5749 sayılı ''Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' ve 5750 sayılı ''Expo 2015 İzmir Yönlendirme Kurulunun Tüzel Kişilik Kazanması, Gelir ve Harcamaları ile Denetimi ve Tasfiyesi Hakkında Kanun'' yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi.

 

EkleBunu RSS Ekle Butonu EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu