Silah kontrolüne uyma vakti
Bush silah kontrolü anlaşmalarını saymazken, İran ve Kuzey Kore nükleer silaha yaklaştı. Obama’nın anlaşmalara saygı göstermesi gerek
George
W. Bush ve yardımcıları iktidara geldiklerinde bütün o bıktırıcı silah
kontrolü anlaşmalarından kurtulmak için zor sabredebilmişlerdi. 1972
antibalistik füze anlaşmasını, hâlâ boş bir vaat olarak kalmayı
sürdüren füze savunma sisteminin yolunu açmak için yırtıp attılar.
Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Anlaşması’na karşı çıktılar ve (nükleer
bir silahın çekirdeği olan) bölünebilir maddelerin üretiminin
yasaklanmasının sağlanması yönünde hiçbir zaman ciddi çaba
göstermediler.
Bush 2002’de Ruslarla istemeye istemeye yegâne silahların azaltılması
anlaşmasını imzaladı. Bu, bugün - Berlin Duvarı’nın çöküşünden 20 yıl
sonra - ABD ve Rusya’nın hâlâ binlercesi dakikalar içinde ateşlenmeye
hazır olan 20 binden fazla nükleer silaha sahip olduğu anlamına geliyor.
Kötü haberler bu kadarla kalmıyor. Bush ve ekibi anlaşmaları ve silah
kontrolü müzakerelerini ‘eski düşünce’ diye alaya alırken, Kuzey Kore
atom bombası denedi, İran (bir reaktör ya da bir bomba için
kullanılabilir) nükleer yakıt üretmek için gece gündüz çalıştı ve çok
sayıda başka ülke nükleer oyuna girmesinin gerekip gerekmediğini
tartıyor.
Başkan Obama kampanyası sırasında bu tehlikeleri ele alma sözü verdi.
Dışişleri Bakanı Hillary Clinton geçenlerde Senato’yu bilgilendirirken,
bu ülkenin yapmayı en çok umut ettiği şeyin, anlaşmaların ve kurallara
dayalı bir sistemin yeniden tesis edilmesi olduğunu savundu. Şimdi bu
ulvi niyeti, acilen eyleme dökmesi gerekiyor.
İlk güçlük, ABD’yle birlikte gezegeni havaya uçurmaya yetecek kadar
silaha sahip tek ülke olan Rusya. Yönetim, süresi aralıkta dolacak olan
1991 Start Anlaşmasına (Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmasına)
devam ederek işe koyulabilir. Anlaşma herhangi bir nükleer anlaşmanın
onaylanması için yegâne kuralları içeriyor ve daha derin kesintiler
yapılması için bir fırsat sunuyor. İki taraf 2002 Moskova anlaşmasında
üzerinde uzlaşılan 1700 ila 2 bin 200 arasındaki konuşlandırılmış
silahı bu yeni safhada
1000’e indirerek kolay bir başlangıç yapabilir. Herhangi bir müzakere
olmaksızın, iki ülke derhal silahlarını kolayca aktive edilebilir
şekilde tetikte olmaktan çıkarabilirler.
Yönetimin Kapsamlı Deneme Yasağı Anlaşması’nın Senato tarafından
onaylanması ve bölünebilir materyal üretimi yasağıyla ilgili
müzakerelerin canlandırılması için çalışma vaadini memnuniyetle
karşılıyoruz. İkisine de ulaşmak kolay değil, ama eğer Obama nükleer
iştahın hiç olmadığı kadar kabardığı korkutucu bir yeni dünyanın
oluşmasını dizginlemek konusunda ciddiyse, her ikisi de gerekli.
Kampanya sırasında Obama, yeni bir nükleer savaş başlığı inşa edilmesi
planlarına karşı çıktı. Haklıydı. Bunun için askeri ya da bilimsel bir
ihtiyaç yok. Savunma Bakanı Robert Gates programın güçlü bir
savunucusu. Obama direnmeli. ABD diğerlerinin nükleer isteklerini
bastırmak zorunda olduğu yönündeki iddiasında güvenilirliğe sahip olmak
istiyorsa, kendini de frenlemek zorunda.
Bush defaten nükleer silahların teröristlerin ellerine düşmesi
konusunda uyarılarda bulundu. Haklıydı. Ama hiçbir zaman bunun
olmamasını sağlamak üzere gerekli stratejiyi ortaya koymadı. Ve bu
ülkenin güvenilirliği dahil olmak üzere en temel savunma kaynaklarından
bazılarını zayıflattı. Obama daha iyisini yapmalı. Oyunun kurallarını
yeniden düzenleyerek başlayabilir.
(Başyazı, 30 Ocak 2009)


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














