Şehir
Şehr-i şehîr “ünlü kent” demektir diye hatırlatmış sevgili Hakkı Devrim hocam. Taraf okuru buncağızla yetinmez deyip biraz da biz ekleyelim.
İlk kelime Farsça, ikincisi Arapça: iki ayrı dil. Arapça ŞHR kökünden bir masdarımız var, şöhret (Türkçesi şühre olmalıydı, neden değil bilmem). Bir mef’ulümüz var meşhûr, yani şöhrete uğrayan kimse. Bir tef’ilimiz var teşhir etmek, bir şeyi veya kişiyi âleme meşhur etmek. Bir de şöhret edinmek anlamında iştihar etmek var, ama onu bilen kaç kişi çıkar acaba?
Daha ilginç olanı Farsçası. Bir kere klasik Fars edebiyatında şahr bugünkü anlamda kent değildir, kent devletidir ya da beylik veya krallıktır; feodal bir birimdir. Şehname’yi okumuş olanınız varsa bilir, Zal ile oğlu Rüstem Zabulistan “şehr”inin şahıdır, ama dağdaki hisarlarda otururlar. Şerefname’de
de çeşitli Kürt beylikleri birer “şehr” olarak geçer. Uygulamada beyin
oturduğu saray veya kale de “şehr” adıyla anılır. Osmanlı kullanımı da
öyledir, mesela “Trabzon” deyince genellikle Trabzon beyliği anlaşılır.
Özellikle kentten söz etmek gerekirse “nefs-i Trabzon” (iç Trabzon)
diye ayrıca belirtilir.
Ta 1837’de Grotefend’in çözdüğü ilk Eski Farsça kelimelerden ikisidir xşathra (krallık) ve xşayathiya xşayathiyayam
(krallar kralı). Eski Farsça dediğimiz, MÖ 500’lerdeki Pers
İmparatorluğu’nun yazıtlarının dili, yani klasik Farsçadan binbeşyüz
küsur yıl daha eski. Şu kuralları öğrenince gerisi kolay: Eski Farsça
hışırtılı /xş/ sesi sonradan daima /ş/ oluyor, /th/ sesi daima /h/
oluyor, vurgusuz heceler de çoğu zaman düşüyor. Uygulayın bakın, şahr ve şâhi şâhiyân sözcüklerini göreceksiniz.
Hint işlerine meraklı olanlarınız bilir, Hindulardaki dört kasttan birincisi Brahmanlar (yani ulema), ikincisi kşatriya’lardır, yani “beyler” ya da “devletlûlar”. Eski Farsça ile Sanskritçe (eski Hintçe) yakın akraba diller, malum.
Büyükşehir Belediyesi’ni de Yüce Beylik Kentselliği diye çevirebiliriz, çok lazımsa.
***
"www.nisanyansozluk.com - Türkçenin en kapsamlı etimoloji sözlüğü"
Sevan Nişanyan'ın Agos yazıları - nisanyan.blogspot.com
Sevan Nişanyan'ın siyaset ve tarih yazıları: http://nisanyan1.blogspot.com
Diğer Sevan Nişanyan Makaleleri:
- 11.05.2009 - İnfaz
- 09.05.2009 - Fernek
- 08.05.2009 - Ayla
- 07.05.2009 - Kolpa
- 06.05.2009 - Seyretmek
- 05.05.2009 - Ekonomi
- 04.05.2009 - Haydan gelen
- 02.05.2009 - Karandaş
- 01.05.2009 - Mayıs
- 30.04.2009 - Civa
- 29.04.2009 - Boyoz
- 28.04.2009 - Boşgezenyan
- 27.04.2009 - Magazin
- 25.04.2009 - Laf
- 24.04.2009 - Tehcir
- Tüm yazıları


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














