Ergun Babahan
ebabahan@sabah.com.tr
Muhtıra, haber vermek değil mi?
Karahanoğlu, iddiaları yalanlarken "darbe yapmanın kurallarından" bahsetmiş.
Kanun yapmak gibi, darbe yapmanın da kuralları varmış meğerse.
Karahanoğlu, bu kuralları açıklamamış nedense, açıklarsa bütün Türkiye darbe yapma prosedürünü öğrenir sayesinde.
Ayrıca, "Haber vererek darbe yapılır mı?" diye sormuş.
Haber verilerek darbe yapılmazsa, 27 Nisan gecesi Genelkurmay sitesine emuhtıra neden konulmuş, bunu anlatır mı acaba?
Konulması yetmiyormuş gibi, kimi gazetecilere konulacağına ilişkin "haber de verilmişti."
Bu aslında, "Karar çıkmazsa darbe yapacağız" diye haber vermenin Türkçesiydi.
Yani, hem haber verilmiş, hem gözdağı.
Kime verilmiş peki?
Önce Anayasa Mahkemesi'ne, sonra da siyaset kurumuna.
Sonuç da hemen görülmüş.
Anayasa, gerekçesi, kuralları vs. zorlanarak Cumhurbaşkanı seçimi için 367 milletvekilinin hazır bulunması kuralı getirilmiş.
Haber yerine ulaşmış ama haberi "göbeğini kaşıyan adam"lar anlamış, gidip yine AK Parti'ye oy vermiş, hem de cumhurbaşkanını seçmesine kafi gelecek bir çoğunluk sayısıyla.
Özetlersek, Türkiye ilginç bir dönemden geçiyor.
Militarist çözüm yanlılarınca, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin kınama kararı bile küçültülmeye çalışılıyor.
Oysa, Cengiz Çandar'ın dünkü yazısında vurguladığı gibi, bu karar Sosyalist, Liberal, Hıristiyan Demokrat ve Birleşik Sol'un grup başkanlarının katılımıyla alınmış.
Yani, bu adamlar gruplarını bağlayan bir karara imza atmış.
Onca çarpıtma çabasına rağmen, karar orada duruyor ve saklamadan, gizlemeden haber veriyor: Bu gidişle Türkiye, Yunanistan'ın ardından Konsey ile ilişiği kesilen ikinci ülke olabilir diye.


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














