MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,
'Siyasete Müdahale Eylem Planı'
hakkında;
''Türkiye artık bu arayışlarından mutlaka kurtulmalıdır.
Hala devam ettiği anlaşılan siyasete müdahale heveslerini asla kabul edemeyiz.''
dedi.
''Niyet sahipleri milletimiz ve ülkemiz için vehmettikleri bütün çıkış ve kurtuluş yollarının ancak siyasetin içinde olduğunu kabullenmelidir.''
diyen Bahçeli, bu niyette olanların yargı önünde mutlaka hesap vereceğini söyledi.
03 Kasım 2009 Salı
''Niyet sahipleri milletimiz ve ülkemiz için vehmettikleri bütün çıkış ve kurtuluş yollarının ancak siyasetin içinde olduğunu kabullenmelidir.''
bu nasıl karşı çıkma !!!
ve ergenekon etö söyleminin TBMM'de mhp bahçeli tarafından seslendirilişi:
MİLLETİ KABİLELER HALİNE GETİRMEK İSTİYOR
03 Kasım 2009 Salı
TBMM
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bin yılda bedeller ödenerek bugünlere ulaşmış Türk milletini, birbirinden kopmuş kabileler haline getirmek istediğini öne sürdü.
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, MHP'nin bu hafta sonu 9. Olağan Büyük Kurultayı'nı gerçekleştireceğini hatırlattı.
Milletin bin yıllık kardeşliğinin bozulmak, ikinci bir dilin ise resmiyete sokulmak istendiğini ileri süren Bahçeli, şöyle devam etti:
''Terörle doğrudan müzakere yapılmaktadır.
Dağdaki canileri affetmenin yolları aranmaktadır.
Başbakan Erdoğan, bin yılda ağır bedeller ödenerek bugünlere ulaşmış Türk milletini, birbirinden kopmuş kabileler haline getirmek istemektedir.
Özgürlük, demokrasi, insan hakları ve eşitlik adına bütün milli değerler hayasızca linç edilmektedir.
Kapanmamış tarihi hesaplar yeniden açılmakta, Türk milletine karşı ahlaksızca meydan okunmaktadır.
Türkiye, tarihi günler yaşamaktadır.
Şahadetle terörizm, vatan müdafaası ile kanlı eylemler, gazi ile terörist, AKP zihniyeti tarafından aynı kefeye konulmaktadır.
Başbakan Erdoğan, zemzem ile zehiri karıştırmaya çalışmaktadır.
Geçtiğimiz hafta resmi törenlerle sınırdan geçen teröristlere hükümetin yaptığı teşrifat milletimizi haklı olarak derinden yaralamıştır.''
ŞEHİT YAKINLARININ VE GAZİLERİN TEPKİLERİ
Devlet Bahçeli, ''şehit yakınları ve gazilerin protestolarına değinerek, bu kişilerin derdini dinleyecek, kendisini karşılayacak, gözyaşını dökecek hükümet temsilcisi ve devlet yöneticisi aradığını'' söyledi.
''Ne var ki hükümetin memurlarınca terörist kucaklarken gösterilen nezaket, bu ruhları yaralanmış insanlara gösterilmemiştir'' iddiasında bulunan Bahçeli, ''Devlet canilere teşrifatçı, şehit ailelerine ceberuttur.
Hükümet katillere kucaklayıcı, gazilere zorbadır''
dedi.
Bahçeli, kendilerinin asla kan ve intikam peşinde olmadığını vurgulayarak, ''Ama yapılanlar cezasız mı kalacaktır?
Yapanın yanına kar kalacak ise hatta teröristler törenlerle karşılanacaksa yıllardır verilen mücadele nereye oturtulacaktır?'' dedi.
PKK'IN SİLAHLA ELDE EDECEĞİ HEDEF KALMADI
Terörizmin bütün bölücü talepleri taahhüde ve takvime bağlandığını ileri süren Bahçeli, ''PKK'nın silahla elde edeceği hedef kalmamıştır.
Tamamı AKP kadrolarınca vadelendirilmiştir.
Teröristin dağda durmalarına gerek yoktur, onlar da sözde fırsat adı verilen teslim törenleri ile dönüş yolundadır''
ifadelerini kullandı.
Son MGK toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamayı eleştiren Bahçeli,
''Biz içeride ne konuşulduğuna değil, dışarıya verilen mesaja bakarız''
dedi.
Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkanlar başlıklarla şöyle:
''Türkiye, tozlu raflarından indirilmiş Sevr planının, yeni sahibi olan ABD ile girdiği yanlış ilişkilerin, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olan tavsiye ve karar mercilerinin stratejik körlüğünün faturasını ödemeye başlamıştır.
Milletimiz etnik tahriklerin neden olduğu gerilimin sancıların yaşamaktadır.
Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ve yapısı tahrip edilmektedir.
Siyasetteki yozlaşma ve kirlenmeyi bitirmeden, uluslararası ilişkilerdeki taviz ve teslimiyete son vermeden, milli meselelere gerekli ilgi ve destek gösterilmeden ekonomide beklenen istikrara kavuşmak imkan dahilinde değildir.
Peşmerge reisleri, Başbakan Erdoğan'ı ve şahsında Türkiye'yi caydırmış ve teslim almıştır."


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














