Kuzey Irak ‘genişliyor’
document.write(); FUAD HÜSEYİN (Arşivi)
Hıristiyanların bin yıldır yaşadıkları Musul’da karşı karşıya kaldığı etnik baskının sebebi, Iraklı Kürtlerin kenti bölgelerine katma isteği
İşaretleri
ve hedefleri açık bir komplo söz konusu: Iraklı Hıristiyanların
ardından, diğer Arap ülkelerindeki Hıristiyanlar çok yönlü
Amerikan-İsrail işbirliği içinde tehcir ediliyor. Amaç, dini
kamplaşmayı derinleştirmek ve teröre karşı savaşı meşrulaştırmak.
Dinler veya medeniyetler çekişmesini tırmandırma amaçlı komplo için
sadece Irak, Lübnan ve Filistin’le sınırlı değil. Arap doğudan Mısır,
Sudan ve başka Afrika ülkelerine de uzanıyor. Hıristiyanların
bulundukları yerlerden kovulmasıyla, alanın İsrail emellerine
bırakılması amaçlanıyor.
Irak’ın 1000 yıldır Hıristiyanların ikamet ettiği Kürt ve karışık kuzey
bölgeleri, geçen iki haftada yoğun bir Hıristiyan göçüne sahne oldu.
Ambargo yılları öncesi nüfusları
1 milyonu bulan Hıristiyanlar, 2003’teki Amerikan işgali sonrasında
yarı yarıya azaldı. Musul yollarının yanı sıra Suriye ve Lübnan’a giden
yollara düşen kafileleri görenler, Hıristiyanların yaşadığı
sıkıntıların boyutunu, Amerika’nın onları göz ardı edişini, Bağdat’ın
verdiği ve gerçekleşmeyen resmi vaatleri, Kürt komplosu ve uluslararası
ilgisizlik ortasında yaşadıkları güvensizliği anlar.
Musul’da Hıristiyanları hedef alan benzeri görülmemiş öldürme ve tehcir
olayları, Sünnilerle Şiiler, Kerkük’te de Araplar, Türkmenler ve
Kürtler arasındaki tıkanıklığın varlığında, Irak’taki dini gerginliğin
ikinci ekseninin körüklenmesine yönelik endişeyi artırdı. Geçen birkaç
günde 15 Iraklı Hıristiyan’ın öldürülmesi ve 2 bin Hıristiyan ailenin
tehcir edilmesi, sonuçları Irak’ın üçüncü büyük kenti ve Ninova
bölgesinin başkenti Musul’la sınırlı kalmayacak bir şiddet dalgasının
uyarısını yapıyor. Suçun başta Kaide’ye yüklenmesine rağmen, Peşmerge
diye bilinen Kürt milislerle bu olaylar arasında sağlam bir ilişki
olduğuna dair göstergeler var.
Ninova valisinin hükümetinin bu suçlara sessiz kalmasını eleştirmesi
sonrası gerginlik had safhaya çıktı. Vali ayrıca çok sayıda ailenin
tehcir edildiğini itiraf etti ve bazı Hıristiyanlar silahlı kişilerin
araçlarıyla gezindiğine, Hıristiyan vatandaşları öldürdüğüne ve
aileleri göçe zorladığına işaret ediyor. Bu silahlı kişiler
tutuklanmaksızın hükümet ordusuna bağlı
güvenlik birimlerinin arasından geçiyorlar. Burası da Kürt Peşmergelerin kontrolü altında.
Hıristiyanların özellikle de Ninova bölgesinde hedef alınması siyasi
hesaplar kapsamına girmekte. Kürtlerin, kenti kontrol etme girişimini
de içeren gündeminin hayata geçirilmesi için Musul’da hâkimiyet kurma
eğiliminde olduğu düşünülüyor. Trajikomik olansa, Kürt
çetelerin ileri gelen isimlerinin yeni bir komediye imza atması:
Hıristiyanları öldüren ve tehcir edenlerin Baasçı, Vahhabi ve Kaideci
olduğunu söylüyorlar. Musul gibi Amerikan üsleri, ordu, polis ve
Peşmergelerin güçlerinin bulunduğu büyük bir şehirde, bu Baasçı,
Vahhabi ve Kaideci cemaatlerin hükümet araçlarını, Hıristiyan aileleri
gündüz vakti tehdit
etmek için hoparlörleri kullandıklarını düşünün. ‘Amerikan demokrasisi’ gölgesinde dilediklerini yapanları niye suçlamıyorlar?
Bütün bu olayların arkasında Kürt çeteler var. Sebep de Hıristiyanların
dini kimliğinden çok uzak; tehcirle, Hıristiyan bölgesinin Kürt
bölgesine katılması ve Kürtlerin böylece
Ninova’ya tamamen hâkim olması amaçlanıyor.
(Ürdün gazetesi Rey, 22 Ekim 2008)


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














