Başyazı, 31 Temmuz 2008
Kazanan demokrasi oldu
AKP’nin kapatılmaması Türk demokrasisi için bir zafer olduğu kadar, İslam’ın modern ve laik bir devletteki rolüne dair de önemli bir hüküm
Türk demokrasisi son 48 yılda dört askeri darbe yaşadı; ülke dün bir beşinci darbenin eşiğine kadar getirildi, fakat bu kez Anayasa Mahkemesi tarafından. Ancak yargıçlar iktidardaki AKP’yi kapatıp Başbakan Erdoğan ve onlarca arkadaşına beş yıllık siyasi yasak getirmeyi bir oy farkla reddetti. Mahkeme ılımlı İslamcı AKP’nin katı laik anayasayı ihlal etmediğine ve bu yüzden kapatılmasına gerek olmadığına hükmetti. Bu karar popüler ve yetkin bir hükümet için dikkat çekici bir galibiyet, İslam’ın modern, laik bir devlet içindeki rolüne dair önemli bir hüküm ve Türk demokrasisi için de bir zaferdir.
Karar kılpayı alındı. Mahkemenin 11 yargıcından altısı, yani çoğunluğu,
partinin modern Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk’ün miras bıraktığı
laik anayasayı tehdit eden eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle
kapatılması yönünde oy kullandı. Kapatma kararı için bir oy daha
gerekiyordu. Ancak mahkeme AKP’ye hazine yardımının kesilmesine, zira
partinin ‘laiklik karşıtı faaliyetlerin odağı’ olduğuna karar verdi.
Erdoğan temkinli davranmak zorunda
Karar aylar süren belirsizliği sona erdiriyor. Reaksiyon da gayet güçlü
oldu. Borsa bir anda yükseldi ve lira yüzde 2 değer kazandı. Bu haftaya
kadar kaybedeceğinden korkan AKP liderliği, son seçimde yüzde 47
oranında oy alan bir partinin suçsuzluğunun kanıtlandığından dem vurdu.
AB anti-demokratik olarak görülen kapatma tehdidinin savuşturulmasından
ve böylece Türkiye’yle üyelik müzakerelerinin etkilenmemesinden dolayı
rahat bir nefes aldı. Sadece, uzun zamandır AKP’yi iktidardan düşürme
çabasının itici gücü olarak görülen güçlü ve huysuz askeri yapı hayra
alamet olmayan bir sessizlik sergiledi.
Geçen yıl ordunun Dışişleri Bakanı Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesini
önleme girişimini boşa çıkaran kurnaz bir siyasetçi olan Erdoğan,
kararı partisindeki daha İslami unsurları
bastırma ve hükümetini normal bir muhafazakâr yönetim olarak sunma çabasının haklı
çıkması olarak görecektir. Orduya karşı durma cesaretinden dolayı bilhassa Anadolu’dan
aldığı halk desteğini artırabilir. Fakat yine de denetlenmiş durumda.
Birçok laiklik yanlısı ve genç kentli Türk’ün AKP’nin bürokraside ve
yargıdaki kilit mevkileri sessiz sedasız yandaşlarıyla doldurduğu
yönündeki kuşkusu, Anayasa Mahkemesi’ndeki dava tarafından gözler önüne
serildi. Erdoğan’ın üniversitelerdeki başörtüsü yasağını gevşetme
çabası davaya yol açan tetikleyici unsurdu ve şimdi bu simgesel adımın
yol açtığı yoğun tartışmayı idrak etmek zorunda. Artık çok daha
temkinli davranmak durumunda kalacak, zira askeri yapı içinde, dünkü
karardan dolayı canı yanacak ve AKP’yi devirecek gerçek bir askeri
darbe için bahane arayacak birçokları olduğunun farkında.
Bununla birlikte sonuç, hararetli siyasi atmosferi yatıştırmak, yabancı
yatırımcılara güven vermek ve Türkiye’deki demokratik prensibin altını
çizmek açısından son derece önemli. Bu kararın etkileri çok daha geniş
bir alana yayılıyor. Diğer ülkelerdeki ılımlı İslamcılara İslam’ın
demokrasiyle uyum sağlayabildiğini ve ruhani hedeflerine ulaşmak için
laik bir hukuki çerçeve içinde çalışabileceklerini ve çalışmaları
gerektiğini gösterecek. Müslüman dünya açısından hayati önemi haiz,
gayet faydalı bir mesaj bu.
(Başyazı, 31 Temmuz 2008)


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














