ezberbozan bir yazı
Kapatma Davası, "Fanatik Kemalist Dincilerin" son numarası Olsun Olmalı
Sabah ezanından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Radikal gazetesi yazarı Perihan Mağden bir de
ilginç öneri getiriyor.Ona göre Türkiye'nin bazı sorunlardan kurtulabilmesi için Anadolu topraklarında dinsizlerin çoğalması gerek! İşte Mağden'in tartışma yaratan sözleri;
"Ezan ses bombası gibi..!"
Sabaha
karşı’ diyeceğim; zira henüz ‘karşı’ sayılabilecek bir saatte, bu sabah
saat dördü on beş-yirmi geçe, evin ortasına ses bombası atılmış
kıvamında bir ezan sesiyle mi neyle- uyandım.
Öyle böyle kuvvetli değil: Sokağa, bir arabanın içinden güçlü bir ses sistemiyle yayın yapılıyor gibiydi.
Bangır bangır.
Türkiye
Cumhuriyeti’nde herrr evin olması gerektiği üzre, bizim evin
yakınlarındaki camiden de ezan sesi duyulur.
Ama uykunun hangi
safhasında olduğunuza bakar; bazen duyarsın, bazen duymazsın.
Bu Arapça’da ne söylediğini anlamadığım (anlamak arzusunda da olmadığım)
Herhangi 1 TC İmamı’nın ezan
okumasından ziyade, başka bir üsluba dile özenen iddiacı bir dincinin çok tuhaf bir şekilde okuduğu belki de
duanın; beni yalnızca çok çok rahatsız ettiğini, söyleyebilirim.
"Ulan Allahımızı çaldınız!"
(...)
Ayrıca Fanatik, sözümona Laikçi Kemalistler feci bir itişmeye
giriştiler Müslümanlarla:
“Bu din sizin dininiz değil, bizim de dinimiz.
Hem orucumuzu tutarız, hem namazımızı kılarız, hem laikçiyiz, hem Atatürkçüyüz, hem de Umre’ye gideriz- tutmayın bizi!”
yollu-
(‘Ulan, Allahımızı
çaldınız!’
diye Atatürkçü Düşünce Derneği
mitinglerinde bağıran Tuncay Özkan’ı hatırlayıverin.) 
"Dinsizlerin sayısı artmalı çünkü.."
(...) İşte hal böyleyken Kapatma Davası’yla uykularımızı bıçaklayan Kemalistlerin ezanları, duaları, hayırlı olsun.
Ama
bu topraklarda artık dinsizler çoğalmalı.
Her çeşidinden bağımsız, bağlantısız, sindirilmemiş ruhlar
Dinsizlik Hakkı’nı her zamankinden
daha ateşli bir güçle savunmalı.
Kapatma Davası, Fanatik Kemalist Dincilerin son numarası. Olsun. Olmalı.


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














