Diyarbakırlı seçmenler kürtlüğe değil dürüstlüğe bakıyor
29 Kasım 2008 Cumartesi, 01:41 POLİTİKA
DİCLE Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği kamuoyu araştırmasında Diyarbakırlılar’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı tercihinde etnik kimliğe değil, dürüstlüğe önem verdiklerini ortaya koydu. Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin, Doç. Dr. Mazhar Bağlı ile öğretim görevlisi Çiğdem Binbay’ın yönetiminde 10 Kasım’da 1450 denek üzerinde yaptığı ‘Yerel Seçim’ anketine göre, Diyarbakırlılar’ın sadece yüzde 23’ü ‘etnik köken önemli’ derken, yüzde 70’i ise ‘dürüst ve tecrübeli Türk bir adaya da oy verebilirim’ diyor.
16 sorudan oluşan anket, Diyarbakır il merkezi ile büyükşehir belediyesi sınırlarında bulunan köyler de dahil olmak üzere tüm semtlerde her yaş, meslek ve eğitim düzeyindeki seçmene uygulandı. Anket sonuçları hakkında star’a bilgi veren Bağlı, şunları söyledi:
‘Diyarbakır’ın en önemli sorunu ne’ sorusuna da halkın yüzde 26’sı ‘işsizlik’, yüzde 13’ü ‘altyapı ve temizlik’, yüzde 11’i ‘Diyarbakır’ın sahipsiz olduğunu’, yüzde 18’i ‘işsizlik, demokrasi ve insan hakları’ olduğunu söyledi.’
KÜRT-TÜRK FARKETMEZ
DEĞİŞKEN koşullar sunarak yöneltilen sorularda, Büyükşehir Belediye Başkan adaylarında aranan özellikler için ‘Kürt olsun, sözünde duran ve eğitimli olsun’ diyenlerin oranı yüzde 23’te kaldığını, ‘dindar ve sözünde duran olsun’ diyenler yüzde 10, ‘sözünde duran ve tecrübeli olsun’ diyenlerin yüzde 25 çıktığını belirten Bağlı, Diyarbakırlıların etkin kimlikten çok dürüstlük ve tecrübeye önem verdiğini söyledi. Bağlı, şunları söyledi: ‘Seçmen için önemli olan etnik kimlik değil, sözünde durmak ve tecrübe. Başkanın Kürt olmasını şart koşanların oranı yüzde 23’ken, Kürt olup olmamasının önemi olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 70’in üzerinde. Araştırmada, ‘Türk olduğu için başkan adayına oy vermem’ diyen çıkmadı. Etnik köken çok önemli değil.’


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














