3 Ağustos, 2008 22:40:00 (TSİ)
Eski TBMM Başkanı ve AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç,
''AK Parti nasıl olmuş da laiklik karşıtı eylemlerin odağı
olmuş?
Kendi anlayışlarına göre bizim hareketlerimizi bir tehlike olarak gördüklerini üzülerek müşahede ettik''
dedi.
AK Parti Manisa İl Başkanlığı'nın ağustos ayı Danışma Kurulu toplantısında konuşan Arınç, son günlerde çok acı olaylar yaşandığını, İstanbul
Güngören'deki terör saldırısının ardından, olayın faillerinin
yakalanmasıyla biraz olsun teselli bulduklarını söyledi.
Bir kaç
gün önce de Konya Taşkent'te gaz kaçağı sebebiyle patlama olduğunu ve
bir bina yıkıldığını hatırlatan Arınç,
"Yavrularımız hayatını kaybetti.
Hata, kusur, tedbirsizlik sunucunda oldu.
Tabii ki takdiri ilahi de bu olayda vardır.
AK Parti ailesinden Osman
Yağmurdereli vefat etti.
Son 1 yıldır çok ciddi meclis çalışmaları vardı.
Orman yangınlarına dikkat etmemiz lazım.
Ya düşmanlık veya çok büyük cahillik
sonucu bu olaylar olmaktadır.
Bu yüreğimizi dağlayan olaylar sebebiyle, milletimizin başı sağ olsun"
diye konuştu.
"(AK Parti) nasıl olmuş da laiklik
karşıtı eylemlerin odağı olmuş"
diye soran Arınç, kendisinin TBMM kürsüsünden yapmış olduğu
(Laiklik yeniden yorumlanmalıdır.
Türk Milletinin yapısına uygun bir batı tipi laiklik anlayışına ihtiyacımız vardır)
sözünü hatırlattı.
Arınç,
"Ben sivil kurumun bir mensubu olarak askerin önünde bu konuşmayı yapmıyorum.
Ne yapıyorum, milletin oylarıyla parlamentoya girmiş milletvekillerinin önünde diyorum ki, bu ülkede özgürlükler genişlemelidir.
Toplumsal barış kurulmalıdır.
Ve sivil irade güçlü olmalıdır.
Bu benim görevimdir"
dedi.
Anayasanın
83'üncü maddesinin kürsü dokunulmazlığını düzenlediğini belirten Bülent
Arınç,
"Bu iddianameye baktıktan sonra Türkiye'ye bakıyoruz.
Hayır Türkiye'de böyle bir tehlike yok.
Halkın böyle bir derdi yok.
İsteyen istediği gibi giyinebilirse, TBMM'de şeri esaslara dayalı bir kanun da çıkmıyorsa, bunu da hiç kimse aklından geçirmiyorsa, laiklik nasıl
zedelenebilir? Kendi anlayışlarına göre bizim hareketlerimizi bir tehlike olarak gördüklerini üzülerek müşahede ettik"
diye konuştu.
Kendisinin de hukukçu olduğunu kaydeden Bülent Arınç, ceza hukukunu da Sabih Kanadoğlu kadar bildiğini kaydetti.
"Hukuk
bellidir.
Unsurlar bellidir.
Anayasa'da yazılanlar bellidir.
Ceza hukuku prensipleri bellidir.
Bu prensipler içerisinde bizim eylemlerimizin ne
olduğunu bilmemiz lazım"
diyen Arınç,
"400'e yakın suçlama var.
Neden 400'e yakın suçlama, çünkü Anayasa'da diyor ki 69'uncu maddede, bir siyasi
parti diyor, bir iki suç işlemekle kapatılmamalı, çok yoğun biçimde olmalı, odak haline gelmeli.
400'e yakın suçlama var.
Biz bunları okuduk ve güldük"
dedi.
Dava
sürecinde görevlerini yerine getirmeye devam ettiklerini anlatan Arınç,
"Bu ülkenin Başbakanı, birileri gibi deniz kenarında tatil yapmıyor.
2 saatlik uykuyla 22 saat çalışmaktadır.
Dış politikalarımıza devam ettik.
Şimdi biz bu 4 aylık dava sürecinde Türkiye'nin kaybettiği 25 milyar doları kazanmaya çalışıyoruz"
diye konuştu.
AK Parti kapatılmadı
Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AK Parti'nin
kapatılması istemiyle açtığı davayı 30 Temmuz 2008'de sonuçlandırdı.
Karara göre AK Parti kapatılmayacak, ancak Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılacak.


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














