![]() |
Bizim Sarah Palin, Canan Arıtman! |
İyi ki şu özür kampanyası çıktı, yoksa CHP’nin çarşaf açılımını konuşmak, tatsız tuzsuz kriz sohbetleri yapmak, Kılıçdaroğlu-Gökçek düellosuyla yetinmek zorunda kalacaktık... İster Ermeni tehciri, ister 1915 olayları, ister sözde soykırım, adına ne derseniz deyin, ortada tartışılmamız gereken bir durum olduğu ortada. İşte kampanyayla birlikte kopan fırtınadan notlar:
1. Özrü yanlış veya yersiz bulmak ayrı, tartışmak ayrı... Bir de ‘1915 olaylarının tartışılması BİLE zararlı’ diyenler var. Neden zararlı olsun? Ancak yaptığınız bir ayıp, suç varsa, ortaya çıkması, tartışılması zararlı denebilir.
2. Ermeniler’den özür kampanyasına karşılık, Ermeni mezalimine uğrayan Türkleri hatırlatmak amacıyla ‘özür bekliyoruz’ demek de sağlıklı bir tepki. İki fiilin arasındaki farka dikkat: Birinde, özür diliyorsunuz, yani bir eylemde bulunuyorsunuz... Diğerinde ise pasif bir alınganlık, bir bekleme hali söz konusu...
3. Cumhurbaşkanı Gül’ün özür kampanyasını bırakın desteklemeyi, ‘düşünce özgürlüğü’ olarak nitelemesi dahi sorun bu ülkede. CHP’li Arıtman kalkıp Gül’ün annesinin Ermeni olduğunu ima edebiliyor. Arıtman’ın zihniyetine göre kampanyaya karşı çıkmayan herkes Ermeni, yani hain! Asıl tartışmamız gereken bu kafa yapısı.
4. Canan Arıtman’ın bir Sarah Palin figürü olarak sahalara geri dönüşü... McCain’in yardımcısı Palin’le Arıtman’ın benzerliği, sadece silaha olan tutkularından kaynaklanmıyor (Bakınız: kutu). Palin, seçim kampanyasında Obama’yı komünist, bölücü, hatta babasının Müslüman olması hasebiyle terörist ilan ederek alay konusu olmuştu. Arıtman’ın sicilinde ‘eve giren hırsızı vurmaya ceza verilmesin’ teklifinden tutun, Emine Erdoğan’a ‘giyim tarzınızla Türk kadını rencide ediyorsunuz’ sözleri de var.
5. Kampanyada asıl skandal, AKŞAM’ın manşetine taşıdığı olay: ASALA terörüne kurban giden İsmail Erez’in ismi de özür kampanyasında yer almış. Bu rezaleti hangi zihniyetin planladığını tahmin etmek güç değil, ancak ‘sözde aydın’ diye taşlananlar da tatmin edici bir açıklama, düzeltme yapmadılar henüz. E-devlet çağında, bu kadar hassas bir konuda başlatılan bir e-kampanyayla baş edemiyorsanız, kimse size destek olmaz...
Gece çantasında suikast silahı
Aferin SİZE! Neler biliyormuşsunuz, ne kadar mütevazı davranmışsınız, şimdi de ne kadar gerekli, şerefli bir hatırlatma yaptınız!


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu








GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














