Ayışığı, sarıkız, eldiven, kazandibi, ütü masası
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç
Soru: Sevgili Sivilay Abla, darbe günlüklerinde en çok dikkatimi çeken darbelere verilen isimler oldu. Ayışığı, Sarıkız, Eldiven diye başlayan serinin kazandibi, ütü masası, kiler faresi şeklinde devam etmesi beni şaşırtmaz. Bu gibi isimler vermelerinin nedeni ne olabilir? Gerçekten de çok büyük merak içindeyim. (Asiye Şahin –Bursa)
Cevap: Sevgili kızım, darbe planları için seçilen isimlere bakılırsa, darbeci paşalarımızın çok yaratıcı olduğunu söyleyemeyiz. Kesinlikle daha iyilerini hak ediyoruz.
Birlikte düşünelim. Diyelim ki bir askerî darbe planlıyorsunuz, Türkiye’de yer yerinden oynayacak. Her şey altüst olacak. Kartal, Demir Yumruk, Şafak gibi isimler varken darbenize Sarıkız ismini vermek nasıl bir ruh halinin göstergesidir?
Psikolog kimliğimle konuya şöyle bir açıklık getirdim. Bugün ne pişirsek diyerek güne başlayan ev hanımları gibi, darbeci paşaların da yataktan kalkar kalkmaz bugün nasıl bir darbe planlasak dediklerini anlıyoruz. Bu ucube darbe isimleri de bu sırada çıkıyor. O sırada gözlerine ne ilişiyorsa onun adını veriyorlar. Sözgelimi, o anda televizyonda Aysun Kayacı vardır, darbe planının adı ‘Sarıkız’ olmuştur. Ya da paşanın eşi kışlık eldivenleri naftalinliyordur, bu sırada kurulan plana ‘Eldiven’ denilmiştir. Alkoliklerin alkol alma bahanesi gibi; üzülür üzüntüden içer, sevinir sevinçten içer, canı sıkılır can sıkıntısından içer.
Bu konudaki çözüm önerim takvimlere ‘günün darbe adı’ bölümü eklenebilir.
“Ha ha ha, Veli Küçük Rus Çarı’ymış”
Soru: Sivilay Abla, Ergenekon iddianamesinde size de garip gelen bölümler yok mu? Mesela; Hürriyet gazetesinin Ergenekon davasıyla dalga geçmek için attığı ilk manşetten öğrendiğimize göre, iddianamede çetenin geçmişinin 600 yıl öncesine dayandığı söyleniyormuş. İddianamede bu tür iddiaların olması alay konusu oldu. Davanın seyrine yardımcı olmak adına bu iddialarla ilgili bizleri aydınlatırsanız çok memnun oluruz. (Füsun Toprak –Bilecik)
Cevap: Sevgili Füsun, Savcı zanlıların konuşmalarında, belgelerinde, yazışmalarında ne varsa onları iddianameye koymuş. Ana Britannica Ansiklopedisi’nden araştırma yaparak ya da Yargıtay Başsavcısı gibi Google’dan tarayarak dosyayı hazırlamamış.
Adamlar kendilerini 600 yıllık bir örgütlenmenin uzantısı olarak görüyorlarmış. Taraftar toplarken bunu kullanıyorlarmış.
Diyelim ki Veli Küçük, daha önceki hayatında kendisinin bir Rus Çarı olduğuna inanıyor. Bunu da MSN konuşmalarında ya da cep telefonu mesajlarında dile getirmiş. Doğal olarak bu bilgi iddianameye girebilir. Hürriyet bu durumda “Ha ha ha, Veli Küçük Rus Çarı’ymış” diye manşet atar ve biz de bu manşeti okuyup savcıya kızarsak haksızlık etmiş olmaz mıyız?
Ergenekon fasa fisoymuş
Soru: Merhaba Sivilay Abla, ben bir holdingin insan kaynakları departmanında uzman olarak çalışıyorum. Sabah 6:30’da evden çıkıp gece 20:30’da eve dönüyorum. Sabah evden çıkarken henüz haberler başlamamış oluyor. Gece eve döndüğümde ise çoktan bitmiş oluyor. Gece yarısı bültenlerini bekleyeyim desem uykum geliyor. Gündüz de iş yoğunluğundan gazete okumaya zamanım olmuyor. Bu durumda tek haber alma kaynağım serviste açık olan radyo. Her sabah topluca Nihat Kırdar’ı dinliyoruz. Nihat’ın dediğine göre Ergenekon fasa fisoymuş. Doğru mu? Cevabınızı gazeteye yazmakla kalmayın bana da postalayın. Malum gazete okuyamıyorum. (Rumuz: İşten Eve)
Cevap: Sevgili evladım, sen kapitalizmin hayatını paketlediği beyaz yakalı esirlerden birisin. Sizin hayatınız patronun kazancına kazanç katmaya göre dizayn edilmiş. Patronlar hiç bir şeye boşuna para ödemezler. Sence klimalı son model servis araçlarına neden tonlarca para ödüyorlar. İşe giderken zahmet çekmeyin diye mi? Çalışmak için kullanacağın enerjini yollarda tüketme diye. Sonra hemen eve git, uyu ki yarın çalışmak için enerji topla diye. Beyaz yakalıların dinlediği radyolarda Ergenekon fasa fiso diyen radyocular olması, A-B grubunun ekseriyetle okuduğu gazetelerde davayı küçümseyen manşetler atılması güzel kafanızı böyle şeylerle meşgul etmemeniz için.
Ergenekonmuş, darbeymiş size ne? Hazırlanacak raporlar, düzenlenecek verimlilik tabloları, pazarlanacak diş macunları, kredi kartları, gözüne girilecek genel müdürler varken.
Diğer Dr. Sivilay Genç Makaleleri:
- 24.07.2008 - Açın YouTube’u
- 17.07.2008 - Küçük ve yeni gazete Taraf
- 03.07.2008 - Menfur saldırıdan sonra kalbimi işgal etti
- 26.06.2008 - Keşke ‘Hayim’ Genelkurmay Başkanı olabilse
- 20.06.2008 - 1 Mayıs ‘in’ Baba Beni Okula Gönder ‘out’
- 12.06.2008 - Fatih Terim’in fendi, Anayasa Mahkemesi’ni yendi
- 05.06.2008 - Yoksa ben İstanbullu değil miyim?
- 29.05.2008 - Bir şarkısın sen Tek Türkiye
- 29.05.2008 - Eurovision dış politikamızda belirleyici olsun
- 22.05.2008 - 19 Mayıs soruları
- 21.05.2008 - Cuntacılığın şerefini iki paralık ettiniz ulannn!
- 21.05.2008 - 68 sendromu sardı dört bir yanımı
- 09.05.2008 - 60’ından sonra azmak
- 26.04.2008 - ODTÜ Rektörü kim olsun?
- 17.04.2008 - Ciao bella’dan TÜLALAKA’ya
- Tüm yazıları


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














