ABD İstihbaratına göre ABD'nin hakimiyeti bitiyor
21.11.2008 20:52:00
cumaertesi
ABD istihbarat kuruluşlarını bünyesinde toplayan Ulusal İstihbarat Konseyi'nin hazırladığı 'Küresel Eğilimler:
2025' başlıklı raporda 2025 yılında dünyanın nasıl bir yer olacağına ilişkin karamsar tahminler var.
ABD istihbarat analistlerinin belirlediği eğilimlerin yansıtıldığı raporda, gelecek 20 yılda ABD'nin ekonomik ve siyasal gücünün azalacağı, dünyada
'tehlikelerin üreyeceği'
ve gıda ile su kıtlaşırken, silahın bollaşacağı öngörüsü yer aldı.
ABD'deki istihbarat birimlerinin koordinasyonunu sağlayan Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından, 'Küresel Eğilimler : 2025' başlıklı bir rapor hazırlandı.
Ulusal İstihbarat Konseyi 4 yılda bir, yönetimi yaklaşmakta olan tehlikeler ya da fırsatlardan haberdar etmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'na sunulmak üzere geleceğe dönük projeksiyonların yer aldığı bir rapor hazırlıyor.
Yayım zamanı olarak, seçilmiş başkan Barack Obama'nın görevi devralmasının öncesinin tercih edildiği raporda, varolan küresel mali krize de değinilerek,
''Wall Street'te başlayan kriz, küresel ekonomide dengelerin değişerek yeni dengelerin oluşması yolunda bir başlangıç''
denildi. Raporda, bugün dünyanın lider para birimi olan ABD Doları'nın da zayıflayacağı ve doların, ''eşitler arasında birinci'' durumuna geleceği belirtildi.
Bu raporda, her 5 yılda bir hazırlanan önceki raporlara göre, ABD'nin dünyadaki statüsünün geleceği açısından
''daha karamsar''
bir tablo çiziliyor.
Buna karşın bu statünün nasıl bir hal alacağının kısmen, ''ABD yönetiminin politikalarına da bağlı olacağı'' kaydediliyor.
Rusya’nın potansiyeli belirsiz
Raporda, Çin ve Hindistan'ın muhtemelen ABD ile birlikte çok kutuplu bir dünyada lider pozisyonlarda ve nüfuz mücadelesi içinde olacakları belirtiliyor.
Raporda, Rusya'nın
''potansiyelinin daha belirsiz olduğu''
kaydediliyor, fakat
''Türkiye, İran ve Endonezya'nın güçleneceklerinin görüldüğü'' bildiriliyor.
Raporda,
''Ortadoğu dışında bulunan, Arap olmayan Müslüman ülkeler olarak Türkiye ve Endonezya'nın jeopolitik yükselişinin gözleneceği''
öngörüldü,
''İran'ın dine dayalı yönetimden ayrılabilmesi durumunda yeni dünya düzeninde merkezi bir oyuncu durumuna gelebileceği''
belirtildi.
Enerji piyasalarındaki değişim
Petrole dayalı enerji sisteminden giderek uzaklaşılacağının veya bu sistemden 2025 yılında tamamıyla kopulacağının tahmin edildiği çalışmada, ''güneş ve rüzgar'' gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından çabuk ve ucuz enerji elde etme fırsatları olacağı ifade edildi.
Küresel ısınmanın daha çok hissedileceği, su, gıda ve enerji kıtlığının, doğal kaynaklar üzerindeki çatışmaları körükleyebileceği kaydedildi.
Raporda, ''2. Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen bugünkü uluslararası sistem, 2025 yılında neredeyse tanınmaz duruma gelecek, yeni güçlerin yükseldiği, küresel bir ekonominin olduğu, servetin Batı'dan Doğu'ya tarihsel transferinin yapıldığı ve devlet olmayan unsurların giderek daha etkili olduğu bir sistem olacak'' denildi.
Güç mücadelesinin kayacağı alanlar
Raporda, uluslararası sistemde ABD'nin olasılıkla yine en güçlü aktör olarak kalacağı, göreli olarak daha güçlü bir ülke olmayı sürdüreceği, askeri olarak da bunun böyle olacağı ancak yine de bu ülkenin kaldıraç kollarının zorlanacağı ifade edildi.
Stratejik güç mücadelesinin olasılıkla ticaret, yatırım ve teknolojik yenilikler alanına kayacağının kaydedildiği raporda, ''Ancak yine de 19. yüzyıldaki gibi silahlanma yarışının, toprak genişletmenin ve askeri karşıtlıkların da olacağını olasılık dışı tutamıyoruz'' denildi.
Yetkililer, raporun yayımlanma zamanlaması olarak, seçilmiş başkan Barack Obama'nın 20 Ocak'ta görevi devralması öncesinin seçildiğini söylediler.
'Laikliğin etkisi azalabilir'
Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi, raporda, 2025 yılına kadar hiçbir ülkenin Çin, Hindistan ve Rusya gibi bir yükseliş sergileyemeyeceğini ancak Endonezya, İran ve Türkiye'nin ekonomik ve siyasi güçlerinin artacağını kaydediyor.
Raporda, Arap dünyasının dışında yer alan ancak nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye ve dini rejim sonrası bir İran, uluslararası planda daha büyük roller için güçlü birer aday olarak görünüyor.
Türkiye'nin yakın dönemlerdeki ekonomik bühyümesiyle, canlı orta sınıfıyla ve jeo stratejik konumuyla Orta Doğu'da daha etkili olma ihtimali artıyor.
Amerikan istihbarat örgütlerine göre, batı modelinin bir parçası olarak görülen laiklik, Orta Doğu'daki etkisini İslamcı partiler yükselişlerini sürdürüp iktidara geldikçe yitirebilir deniyor.
Raporda, 'Bugünün Türkiyesinde gördüğümüz gibi, hem artan İslamileşmeye hem de ekonomik büyüme ile modernizasyona daha çok vurgu görebiliriz' ifadesine yer veriliyor.
Raporda bunların dışında, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerine de değiniliyor. Avrupa Birliği'nin balkan ülkelerini yeni üyeler olarak alabilecekleri ve üye olabilecek ülkelere belki Ukrayna ve Türkiye'nin de dahil olabileceğine yer veriliyor.
Ancak, Türkiye'nin üyelik şansına ilişkin kuşkuların arttığı bunun da siyasi reformlar ve insan hakları reformlarının yavaşlamasına yol açabileceği belirtiliyor.
ABD istihbaratına göre 2025'te Türkiye
21.11.2008 21:16:00
ABD Ulusal İstihbarat Konseyi’nin 2025 küresel beklentiler raporunda Türkiye’nin gelecek yıllarda dünyanın yükselen güçlerinden birisi olacağı ileri sürülürken, laikliğin gözden düşüp içinde İslamileşmenin artacağı da öngörüldü.
ABD’de istihbarat kuruluşlarını bir araya getiren Ulusal İstihbarat Konseyi’nin 2025 yılına ilişkin küresel beklentiler raporunda Türkiye’nin, gelecek 15-20 yılda, ekonomik büyümesi, canlı orta sınıfı ve jeostratejik konumuyla Orta Doğu’da ve uluslararası alanda daha büyük bir rol oynamasının beklendiği belirtildi.

Raporda, 'Arap dünyasının dışında yer alan ancak nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye ve dini rejim sonrası bir İran, daha büyük uluslararası roller için güçlü birer aday olarak görünüyor. Türkiye'nin, yakın dönemlerdeki ekonomik büyümesiyle, canlı orta sınıfıyla ve jeostratejik konumuyla Orta Doğu'da daha büyük bir bölgesel rol oynaması ihtimali artıyor' denildi.
'AB üyeliği şansına dair artan kuşkular'
Raporda, Türkiye-AB ilişkilerine değinilirken, 'AB, Balkan ülkelerini yeni üyeler olarak alarak ve belki Ukrayna'yi ve Türkiye'yi de dahil ederek, Avrupa'nın kenarında siyasi istikrarı ve demokratikleşmeyi ilerletecek bir konumda olacak. Türkiye'nın AB'ye üyeliği meselesı, şu anla 2025 arasında, Avrupa'nin dışa odaklanmasının testi olacak. Türkiye'nın üyelik şansına ilişkin artan kuşkular, siyasi reformlar ve insan hakları reformlarının yavaşlamasına muhtemelen yol açabilir' denildi.
2025'te yeni 'ekonomi kaplanlarının' ortaya çıkabileceğini anlatan raporda Türkiye'nin, eğitimli iş gücü ve yatırıma elverişli ortamıyla bu ülkelerden biri haline gelmeye aday olduğu kaydedildi.
Laiklik ve modernleşme
Raporda, 'Ortadoğu'da İslami partiler, öne çıkarken ve muhtemelen iktidara gelmeye başlarken, Batı modelinin ayrılmaz parçası olarak değerlendirilen laikliğin, giderek artan şekilde gündemden düşeceği görülebilir. Bugünün Türkiyesi'nde olduğu gibi, hem artan İslamileşme, hem de ekonomik büyümeye ve modernizasyona daha çok vurgu görebiliriz' denildi.
ABD istihbarat kuruluşlarının raporunda, 'Gelecek 15 yılda Türkiye'nin gidebileceği en muhtemel yol, İslami ve milliyetçi unsurların bir bileşimi olabilir. Bu da, Ortadoğu'da hızla modernleşen diğer ülkeler için bir model teşkil edebilir' ifadesi kullanıldı.
Türkiye'nin, Irak'taki gelişmelerden de etkileneceği dile getirildi.


laleler günü 1 mayıs









download 200 MB oldu







GÜÇLÜ DEĞERLİ TÜRK LİRA'SINDAN KORKMAK NE DEMEK bozun bütün ezberleri !!!
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Dolar'ın 1 YTL düzeyine inmesi halinde ekonomide nelerle karşılaşılacağını anlatıyor bu yazı
Ülke paralarının gerçek değişim oranları emek verimliliğine göre belirlenir.
Hangi ülkenin emek verimliliği yüksekse o ülkenin parası daha değerli olur.
Piyasalarda ise ülkelerin paralarının fiyatları “o ülkenin döviz rezervleri, reel faiz hadleri, dış ticaret
hadleri, ülke riski” gibi bir çok farklı değişken tarafından belirlenir.
Türkiye’de emek verimliliği düşük olmasına rağmen Türk Lirası geçen yıl piyasa fiyatlarıyla Amerikan
dolarına karşı yüzde 18.5 oranında değerlendi.
Bu yıl da Lira’nın değeri Amerikan doları ve Avro karşısında hızla artıyor.
Bir Amerikan doları 1 lira 14 kuruşa kadar indi.
Ne mi oldu?
ABD’de enflasyon oranı faiz haddinin üzerine çıktı.
Amerikan dolarının reel faizi negatif olunca, bir Amerikan doları 1 Türk Lirasına da eşit olabilir.
Hatta bir Lira’nın da altına inebilir.
Çünkü Türkiye dünya ülkeleri arasında en yüksek reel faiz veren tek ülke.
Faiz çok yüksek olunca, bunu duyan parasını Türkiye’ye getiriyor.
Türkiye’nin yüksek reel faiz verdiğini kanıtlayan bir uygulamaya geçen hafta şahit olduk.
Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yüzde 12 faiz oranıyla Türk Lirası üzerinden iki yıl vadeli tahvil ihraç etti.
Oysa Türkiye’de Hazine tahvillerinin faizi yüzde 16.4 oranında seyrediyor.
AYB’nin yaptığı Türk Lirası tahvil ihracı yüzde 4.4 ilave faiz ödemenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.
Hatta bu ilave faiz oranını gerçek piyasa fiyatının üzerinde ödenen bir rant olarak değerlendirebiliriz.














